Prostat Biyopsisi


Prostat biyopsisi uygulanan kişinin prostat kanseri hastalığına sahip olup olmadığını anlamak için kullanılan bir tetkikdir. Erkeklerde görülen kanserlerden en sık rastlanan ikinci kanser, prostat kanseridir. Prostat kanseri çok ileri evrelerinin dışındaki evrelerde nadiren belirtilere yol açar. Prostat kanseri hastalarının ilk evrelerinde ki birçoğu hastada hiçbir belirtilere rastlanmaz. Dolayısı ile prostat kanseri şüphesi parmakla rektal muayene sırasında rastlanan bir anormallik veya PSA seviyelerindeki artış neticesinde oluşur ve prostat kanseri şüphesi bulunan bu hastalara prostat biyopsisi yapılmaktadır.

Prostat Biyopsisi Nedir?

Prostat biyopsisi genellikle ultrason eşliğinde rektal yoldan, yani kalın bağırsağın son bölümünde bulunan rektumdan uygulanır. Prostattan doku örnekleri alınması için 18 G çapında iğne kullanılmaktadır. Prostattan alınan bu doku örnekleri patoloji bölümünde incelenerek prostat kanseri tanısı konulmaktadır.

Prostat Biyopsisi Neden Yapılır?

Prostat biyopsisi hekim tarafından uygulanan rektal muayene ya da PSA testleri sonucunda hekimin şüphe duyduğu bir bulguya rastlaması sonucunda yapılır. Prostat biyopsisinin amacı hastada prostat kanseri olup olmadığını anlamak, prostat kanseri teşhisi koymaktır.

Prostat Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Prostat biyopsisi, rektal yolla yapılır ve ultrason eşliğinde görüntülenir. İğne yardımı ile prostattan yaklaşık olarak 12 adet parça alınarak gerçekleştirilir. Genel yada lokal anestezi uygulanarak yapılan prostat biyopsisi sırasında hasta her hangi bir acı veya ağrı hissetmez. İstenilen uyuşukluk sağlandıktan sonra ultrason probu makattan rektuma girer ve böylece prostat görüntülenir. Sonrasında probun üst kısmından kaydırılan iğne kullanılarak prostatın loblarından çeşitli parçalar alınır. Hastanın prostatından kaç adet parça alınacağı hekimin inisiyatifindedir.

Prostat Biyopsisi Riskleri Nelerdir?

Prostat biyopsisinde rastlanabilecek riskler şöyle sıralanabilir:

Prostat Biyopsisi Sonuçları

  • Biyopsi bölgesinde kanama: Rektal bölgede kanama prostat biyopsisinden sonra sık görülür.
  • Menide kan görülmesi: Prostat biyopsisinden sonra meninin kırmızı veya pas renginde görülmesi yaygındır. Menide kan görülmesi prostat biyopsisinden sonra birkaç hafta sürebilir.
  • İdrarda kan görülmesi: Prostat biyopsisi sonrası idrarda kan görülmesi genellikle azdır ve kısa sürelidir.
  • İdrar yapma zorluğu: Prostat biyopsisi sonrası idrar yapmakta zorlanma görülebilir.
  • Enfeksiyon: Prostat biyopsisi sonrası nadiren de olsa antibiyotik tedavisi gerektiren idrar yolu veya prostat enfeksiyonuna rastlanılabilir.

Prostat biyopsisi sırasında prostattan alınan dokuları inceleyen patolog, çıkarılan dokunun kanserli olup olmadığını netleştirebilir ve kanser varsa ne derecede olduğunu söyleyebilir. Hekiminiz patoloğun bulgularını sizinle paylaşacaktır.

Patoloji raporunuzda karşılaşabilecekleriniz:

  • Biyopsi örneğinin bir açıklaması: Bazen genel açıklama olarak adlandırılan rapor prostat dokusunun işlevini ve tutarlılığını değerlendirebilir.
  • Hücrelerin açıklaması: Patoloji raporunuz hücrelerin mikroskopta nasıl göründüğünü tarif edecektir. Prostat kanseri hücreleri, adenokarsinom olarak adlandırılabilir. Bazen patolog anormal görünen ancak kanserli olmayan hücreleri bulur. Bu kanserli olmayan durumları tarif etmek için kullanılan kelimeler “prostatik intraepitelyal neoplazi” ve “atipik küçük asiner proliferasyonunu” içerir.
  • Kanser derecelendirme: Patolog kanser bulursa, Gleason skoru denilen 2 ila 10 arasında derecelendirilir. Gleason skoru yüksek olan kanserler en anormaldir ve hızlı bir şekilde büyümesi ve yayılması daha olasıdır.
  • Patologların teşhisi: Patoloji raporunun bu bölümü patologun tanısını listeler. Diğer testlerin önerilip önerilmediği gibi yorumları da içerebilir.
prostat ameliyatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir