PSA Testi Nedir?

PSA Testi Nedir?

PSA, yıllardır prostat kanseri tanısında kullanılan ve herkes tarafından iyi bilinen “fakat yanlış bilinen”, bir kan testidir.

Prostata özgü antijen (PSA), erkek prostat bezi içindeki belirli hücreleri tarafından üretilen bir maddedir. PSA meniye prostat tarafından salgılanır; boşalma sonrası meninin sıvılaştırılmasını sağlar. Doktorlar tarafından prostat kanseri açısından riskli hastaları belirlemek için kullanılır. Normal sınırlar içinde olması hastada prostat kanseri olmadığını göstermez, yüksek olması hastaya prostat kanseri tanısı koydurmaz. Doktorlara hastanın prostat kanseri açısından riskli olduğunu ve ileri inceleme yapmak gerektiğini söyler.

PSA, prostat kanseri dışında, iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı sonucu da yükselebilir. PSA normal değerleri yaşa göre farklılık gösterir.

Genel olarak laboratuvarlarda sınır değer <4 olarak verilir. Halbuki PSA değerini yaşa göre değerlendirmek gerekir. 40 – 45 yaş aralığında normal PSA <1, 50-60 yaş arasında PSA<2.5; 60-70 yaş aralığında <4 olmalıdır. Mesela 50 yaşındaki bir erkekte PSA 3.5’ise mutlaka ürolog kontrolü gerekir.

Geceleri uykudan uyanıp tuvalete gitmek prostat büyümesinin işareti midir?

Evet prostat büyümesinin erken bulgularından biridir. Prostat büyümesi idrar zorluğuna neden olduğunda hastalar geceleri tuvalete sık sık gider, ama gündüzleri de sık gider. Geceleri tuvalete gitmenin en önemli sebepleri şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıklarıdır. Bunun dışında yaşlanma ile beraber geceleri beyin hipofiz bezinden “anti diüretik hormon” salgılanması azalır ve geceleri üretilen idrar miktarı artar.

Ön planda geceleri tuvalete gitme şikayeti olan hasta ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir. Prostat dışı nedenlerle geceleri sık tuvalete giden erkekler, prostat büyümesi tedavisi alsa veya ameliyatı olsa da geceleri sık tuvalete gitme açısından  fayda görmeyebilir.

Prostat kanseri ile iyi huylu prostat büyümesi nasıl ayırt edilir?

Prostat kanseri tanısı koymanın tek çaresi prostat biyopsisi yapmaktır. Prostat kanseri erkeklerin en sık kanseridir, maalesef diğer kanserlerde olduğu gibi görüntüleme yöntemleriyle tespit edilemez. Bu yüzden riskli hastalara (kan değerlerinde yükseklik, muayene bulguları varlığı) prostat biyopsisi yaparız.

Parçaların incelemesi bize hastada kanser mi yoksa iyi huylu prostat büyümesi mi olduğunu söyler. Prostat biyopsisi yöntemleri son 2-3 yılda oldukça değişti. Şu an MR yardımlı prostat biyopsileri ile prostat kanseri tanısı koymada ciddi ilerlemeler kaydedildi.

Yeni tip MR yardımlı prostat biyopsilerinin özellikleri nedir?

Standart prostat biyopsisinde prostat kapsül kısmı (periferik zonu) 12 bölgeye ayrılır ve her bölgeden rastgele bir parça alınır. Ultrason cihazı, normal prostat dokusu ile kanserli  dokuyu ayıramaz, bu nedenle biyopsi için şüpheli alanlar hedef alınamaz. Prostattan farklı alanlardan rastgele örnek alınıp tümörlü doku ile karşılaşılacağı umulur (kör bir yaklaşım). Bu rastgele biyopsiler, hızlı ilerleme potansiyeline sahip kanserleri bazen yakalayamaz. Bunun sonucu olarak hastaların yaklaşık 1/3’ üne  yanlış tedavi önerisinde bulunulur.

Yeni tip MR füzyon biyopsilerde hastaya önce özel bir prostat MR’ı çekilir. Daha sonra MR’ da prostat kanseri için şüpheli alanlar belirlenir, dijital ortamda işaretlenir. Bu görüntüler özel ultrason cihazlarına yüklenir ve prostat biyopsileri özellikle MR’ın işaret ettiği alanlardan alınır. MR prostatta özellikle 0.5 cc üzerindeki saldırgan kanserleri çok iyi gösterdiği için bu yöntemle hayatı tehdit edebilecek prostat kanserleri kaçırılmaz.

Prostat büyümesine bağlı işeme şikayetleri olan hastaya nasıl bir tedavi uygulanıyor?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki hemen ameliyat yapmıyoruz. Genellikle tedavi yaklaşımı hastanın şikayetlerine ve onların şiddetine göre değişiyor. Genellikle ilk olarak hastanın tuvalet alışkanlıkları ve yaşamıyla ilgili düzenlemeler yapıyoruz. Hastanın şikayetleri göz önüne alınarak ilaç tedavisine başlıyoruz.

Prostat hastası şikayetlerini azaltmak için hayat tarzında nasıl düzenlemeler yapabilir?

Prostat hastaları öncelikle idrar miktarını arttıracak alkol ve kafein içeren içeceklerden uzak durması gerekir. Eğer prostat hastası gündüzleri seyahat ediyor ve sık tuvalete gitmekten şikayet ediyorsa, gündüz saatlerinde sıvı alımını kısıtlamak hasta için rahatlatıcı olabilir. İşeme üzerine etkisi olan ilaçların kullanım zamanları (mesela idrar söktürücüler) hastanın şikayetlerine göre düzenlenmelidir. Bunun dışında ard arda 2 kez idrar yapmak, idrar yaptıktan sonra damlamayı azaltmak için üretranın sıvazlanması hastaların şikayetlerini azaltır. Prostat hastalarının kabız kalmamaları gerekir.

prostat ameliyatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir