Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TURP) Nedir?

turp ameliyatı

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TURP), iyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yolu tıkanıklığını gidermek amacıyla prostatın idrar kanalını daraltan bölümünün kapalı yöntemle çıkarıldığı cerrahi bir tedavidir. TURP ameliyatı sırasında karın bölgesinde veya cilt üzerinde kesi yapılmaz; cerrah penis ucundaki doğal idrar kanalından özel bir endoskopik cihazla prostata ulaşır.

TURP ameliyatı, özellikle ilaç tedavisine rağmen devam eden orta veya şiddetli işeme şikayetleri bulunan erkeklerde uzun yıllardır uygulanan yöntemlerden biridir. 2026 Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzunda 30-80 mL prostat hacmine sahip, iyi huylu prostat tıkanıklığına bağlı rahatsız edici orta-şiddetli alt üriner sistem semptomları bulunan erkeklerde bipolar veya monopolar TURP güçlü öneriyle sunulan standart cerrahi seçenekler arasında yer almaktadır.

Ancak günümüzde prostat ameliyatı seçimi yalnızca prostat büyüklüğüne göre yapılmaz. Hastanın yaşı, prostat anatomisi, mesanede kalan idrar miktarı, idrar akım hızı, kan sulandırıcı kullanımı, eşlik eden hastalıklar, mesane taşı bulunması, cinsel fonksiyonların korunmasına ilişkin beklentiler ve cerrahın farklı tekniklerdeki deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.

TURP Ameliyatı Nedir?

TURP, İngilizce Transurethral Resection of the Prostate ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede transüretral prostat rezeksiyonu olarak adlandırılır. Hastalar arasında ise sıklıkla “kapalı prostat ameliyatı” şeklinde bilinir.

İyi huylu prostat büyümesinde prostatın özellikle üretrayı çevreleyen geçiş zonundaki dokusu büyüyebilir. Bu büyüme idrar kanalını sıkıştırarak idrar akımını azaltabilir. TURP sırasında prostatın tamamı alınmaz. İdrar kanalını tıkayan prostat dokusu içeriden küçük parçalar halinde çıkarılarak idrarın geçebileceği daha geniş bir kanal oluşturulur.

Bu nedenle TURP ile prostat kanseri nedeniyle gerçekleştirilen radikal prostatektomi birbirinden tamamen farklı operasyonlardır. Radikal prostatektomide prostat bezinin tamamının çıkarılması amaçlanırken TURP’da amaç, iyi huylu büyümeye bağlı tıkanıklığı ortadan kaldırmaktır.

TURP Ameliyatı Kimlere Yapılır?

TURP her prostat büyümesi bulunan hastaya uygulanmaz. Prostatın ultrason veya MR’da büyük görülmesi tek başına ameliyat nedeni değildir. Asıl önemli olan büyümenin idrar yolunda oluşturduğu tıkanıklık, hastanın şikayetlerinin derecesi ve komplikasyon gelişip gelişmediğidir.

2026 güncel yaklaşımında TURP özellikle 30-80 mL arasındaki prostatlarda ve orta-şiddetli alt üriner sistem semptomları bulunan erkeklerde önemli bir cerrahi seçenektir.

TURP aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:

  • İlaç tedavisine rağmen şikayetlerin devam etmesi,
  • İdrar akımının belirgin şekilde zayıflaması,
  • İdrar yapmaya başlamakta zorlanma,
  • Kesik kesik veya uzun süren idrar yapma,
  • Mesanenin tam boşalmadığı hissi,
  • Mesanede yüksek miktarda artık idrar kalması,
  • Tekrarlayan idrar yapamama atakları (üriner retansiyon),
  • Prostat tıkanıklığıyla ilişkili tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları,
  • Mesane taşı gelişmesi,
  • İyi huylu prostat büyümesine bağlı tekrarlayan kanama,
  • Prostat tıkanıklığının üst idrar yollarını veya böbrek fonksiyonlarını etkilemesi.

Hastanın yalnızca gece sık idrara çıkması veya sık idrara gitmesi ise tek başına TURP gerektirdiği anlamına gelmez. Bu şikayetlerin aşırı aktif mesane, diyabet, kullanılan ilaçlar, uyku bozuklukları veya başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının da araştırılması gerekir.

TURP Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

  • Uzun yıllardır uygulanan ve sonuçları iyi araştırılmış bir yöntemdir.
  • Vücutta cerrahi kesi oluşturulmadan yapılır.
  • İdrar kanalındaki tıkanıklığı doğrudan ortadan kaldırır.
  • İdrar akım hızında belirgin artış sağlayabilir.
  • İşeme şikayetlerinde uzun süreli iyileşme sağlayabilir.
  • Hastanede kalış süresi açık ameliyatlara göre genellikle daha kısadır.
  • Çıkarılan prostat dokusu patolojik incelemeye gönderilebilir.
  • Hem monopolar hem bipolar enerji sistemleriyle uygulanabilir.

TURP Ameliyatının Riskleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi TURP’ın da bazı riskleri bulunmaktadır. Komplikasyonların görülme olasılığı prostat büyüklüğü, ameliyat süresi, kullanılan teknik, hastanın yaşı, kullandığı ilaçlar, ek hastalıkları ve cerrahi deneyim gibi faktörlere göre değişebilir.

Olası komplikasyonlar arasında şunlar bulunur:

  • Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama,
  • Kan pıhtısına bağlı idrar yolu tıkanıklığı,
  • İdrar yolu enfeksiyonu,
  • Geçici idrar yapamama,
  • Üretra darlığı,
  • Mesane boynu darlığı,
  • Geçici veya nadiren kalıcı idrar kaçırma,
  • Retrograd ejakülasyon,
  • Monopolar TURP’a özgü TUR sendromu riski,
  • İlerleyen yıllarda yeniden prostat girişimi gerekmesi.

TURP Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?

Kapalı prostat ameliyatına karar verilmeden önce amaç yalnızca prostatın büyüklüğünü ölçmek değil, hastanın şikayetlerinin gerçekten prostat kaynaklı bir tıkanıklıktan oluşup oluşmadığını anlamaktır.

Hastanın durumuna göre değerlendirme kapsamında şu incelemeler yapılabilir:

  • Üroloji muayenesi,
  • Uluslararası Prostat Semptom Skoru (IPSS),
  • PSA testi,
  • İdrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü,
  • Üroflowmetri ile idrar akım hızının ölçülmesi,
  • İşeme sonrası mesanede kalan idrarın (PVR) ölçülmesi,
  • Ultrason ile prostat hacminin değerlendirilmesi,
  • Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi,
  • Gerekli hastalarda sistoskopi veya ürodinamik incelemeler.

Özellikle ameliyat planlanan hastalarda prostat hacminin doğru belirlenmesi önemlidir. Çünkü prostatın büyüklüğü TURP, HoLEP, lazer enükleasyon yöntemleri, bipolar enükleasyon veya basit prostatektomi gibi seçenekler arasında karar verilmesini etkileyebilir.

TURP Ameliyatı Nasıl Yapılır?

TURP ameliyatı genel anestezi veya spinal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Spinal anestezide hasta belden aşağı uyuşturulur; genel anestezide ise işlem boyunca uyur. Hangi anestezi yönteminin kullanılacağı hastanın genel sağlık durumu ve anestezi uzmanının değerlendirmesine göre belirlenir.

Cerrah penis ucundaki üretradan rezektoskop adı verilen ince endoskopik cihazla girerek prostata ulaşır. Rezektoskop üzerinde cerrahın ameliyat bölgesini monitörden görmesini sağlayan optik sistem ve prostat dokusunun çıkarılmasını sağlayan elektrik enerjili halka biçiminde bir elektrot bulunur.

İdrar kanalını tıkayan prostat dokusu kontrollü biçimde küçük parçalar halinde kesilir. Bu parçalar mesane içerisine ilerletilir ve işlem sonunda yıkama sıvısı yardımıyla vücut dışına alınır. Çıkarılan prostat dokuları gerekli patolojik değerlendirme için laboratuvara gönderilebilir.

Operasyonun sonunda kanama kontrol edilir ve mesaneye genellikle üç yollu idrar sondası yerleştirilir. Gerektiğinde sondanın bir kanalından mesaneye steril sıvı verilerek sürekli mesane irrigasyonu yapılabilir. Bunun amacı kan pıhtılarının sondayı tıkamasını önlemektir.

Monopolar TURP ve Bipolar TURP Arasındaki Fark Nedir?

Günümüzde TURP ameliyatı temel olarak monopolar TURP veya bipolar TURP teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilebilir. Her iki yöntemin amacı aynıdır: idrar kanalını tıkayan prostat dokusunu çıkarmak.

Monopolar TURP

Klasik monopolar TURP’da elektrik enerjisi rezektoskop üzerindeki aktif elektrottan hastanın vücudundaki geri dönüş elektroduna doğru ilerler. İşlem sırasında elektrik iletmeyen özel irrigasyon sıvılarının kullanılması gerekir.

Monopolar TURP onlarca yıllık klinik deneyime sahip, etkinliği ve uzun dönem sonuçları iyi bilinen bir yöntemdir. Bununla birlikte kullanılan irrigasyon sıvısının dolaşıma fazla miktarda geçmesi durumunda nadir fakat ciddi olabilen TUR sendromu ortaya çıkabilir.

Bipolar TURP

Bipolar TURP’da elektrik devresi rezektoskop çevresinde lokal olarak tamamlanır ve işlem sırasında normal serum fizyolojik (izotonik salin) kullanılabilir. Bu özellik bipolar sistemin en önemli avantajlarından biridir.

2026 EAU verilerine göre bipolar ve monopolar TURP, işeme şikayetlerini ve idrar akımını iyileştirme açısından benzer etkinliğe sahiptir. Bununla birlikte bipolar TURP’ın perioperatif güvenlik profili daha avantajlıdır. Bipolar sistemde klasik TUR sendromu riski ortadan kaldırılırken kan transfüzyonu ve pıhtı retansiyonu gibi bazı komplikasyonların görülme olasılığı da monopolar TURP’a göre daha düşük olabilir.

TURP Ameliyatı Ne Kadar Başarılıdır?

TURP’ın önemli özelliklerinden biri uzun dönem sonuçlarının çok iyi araştırılmış olmasıdır. Güncel EAU kılavuzunda değerlendirilen randomize çalışmaların meta-analizinde monopolar TURP sonrasında maksimum idrar akım hızında (Qmax) ortalama yaklaşık %162 artış, IPSS semptom skorunda yaklaşık %70 azalma, yaşam kalitesi skorunda yaklaşık %69 iyileşme ve mesanede kalan rezidü idrar miktarında yaklaşık %77 azalma bildirilmiştir.

Uzun dönem çalışmalar TURP’ın sağladığı iyileşmenin yıllarca devam edebildiğini göstermektedir. Bununla birlikte prostatın tamamı çıkarılmadığından veya zaman içerisinde farklı nedenlerle tekrar tıkanıklık gelişebildiğinden bazı hastalarda ilerleyen yıllarda yeniden cerrahi girişim gerekebilir.

TURP Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Ameliyat süresi prostat büyüklüğüne, çıkarılması gereken doku miktarına, kullanılan enerji sistemine, hastanın anatomisine ve cerrahın deneyimine göre değişir. Bu nedenle her hasta için tek bir ameliyat süresi vermek doğru değildir.

Özellikle monopolar TURP’da operasyon süresinin gereksiz yere uzamaması önemlidir. Güncel EAU kılavuzu komplikasyonların cerrahi süre uzadıkça arttığına ve monopolar TURP’ın 90 dakikanın altında gerçekleştirildiğinde daha güvenli olduğuna dikkat çekmektedir.

TURP Sonrası Sonda Kaç Gün Kalır?

TURP ameliyatının ardından hastaların çoğunda idrar sondası kullanılır. Sondanın amacı idrarın rahat boşalmasını sağlamak, ameliyat bölgesini korumak ve gerektiğinde mesanenin yıkanmasına olanak vermektir.

Sondanın ne zaman çıkarılacağı hastadan hastaya değişir. İdrarın rengi, kanama miktarı, pıhtı oluşumu ve hastanın genel durumu değerlendirilerek karar verilir. Birçok hastada sonda yaklaşık 1-3 gün içerisinde çıkarılabilir; ancak kanama veya başka klinik nedenler varsa daha uzun süre tutulması gerekebilir.

TURP Sonrası Hastanede Kaç Gün Kalınır?

Komplikasyonsuz seyreden hastalarda hastanede kalış süresi genellikle kısadır. Hastanın kanamasının kontrol altında olması, sondanın çalışması ve genel sağlık durumunun uygun olması halinde birkaç gün içerisinde taburculuk mümkün olabilir.

Bipolar TURP’ın bazı çalışmalarda daha kısa irrigasyon, kateterizasyon ve hastanede yatış süresiyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ancak gerçek taburculuk zamanı hastaya ve uygulanan merkezin protokolüne göre değişir.

TURP Sonrası İdrar Yaparken Yanma Normal mi?

Evet. TURP ameliyatından sonraki ilk gün ve haftalarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve idrarda hafif kan görülmesi ortaya çıkabilir. Prostatın iç yüzeyinde ameliyata bağlı bir iyileşme alanı bulunduğu için bu belirtiler her zaman ameliyatın başarısız olduğu anlamına gelmez.

İdrar şikayetleri genellikle iyileşme ilerledikçe azalır. Ancak yüksek ateş, giderek artan ağrı, kötü kokulu idrar veya belirgin halsizlik gelişmesi idrar yolu enfeksiyonu açısından değerlendirme gerektirir.

TURP Ameliyatından Sonra İdrar Kaçırma Olur mu?

TURP sonrasında geçici sıkışma hissi ve buna eşlik eden idrar kaçırma görülebilir. Mesanenin uzun süre prostat tıkanıklığına karşı çalışmış olması, ameliyattan sonra mesane davranışlarının hemen normale dönmemesine neden olabilir.

Kalıcı idrar kaçırma ise TURP’ın beklenen sonucu değildir ve daha seyrek görülen komplikasyonlardan biridir. Devam eden idrar kaçırmada mesane fonksiyonları, idrar sfinkteri ve başka olası nedenler ürolojik olarak değerlendirilmelidir.

TURP Sonrası Cinsel Hayat Nasıl Etkilenir?

TURP ile ilgili hastaların en sık sorduğu sorulardan biri ameliyatın cinsel fonksiyonları nasıl etkileyeceğidir. TURP doğrudan ereksiyonu sağlayan mekanizmaları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir ameliyat değildir. Bununla birlikte ameliyat sonrasında boşalma biçiminde önemli değişiklik meydana gelebilir.

TURP Sonrası Geri Boşalma Nedir?

TURP sonrasında en önemli cinsel yan etkilerden biri retrograd ejakülasyon yani geriye boşalma durumudur. Normalde orgazm sırasında mesane boynu kapanır ve meni penis ucundan dışarı çıkar. TURP sonrasında mesane boynunun yapısındaki değişiklik nedeniyle meni dışarı çıkmak yerine mesaneye doğru ilerleyebilir.

Bu durumda erkek orgazm hissini yaşamaya devam edebilir ancak dışarı çıkan meni miktarı belirgin azalabilir veya hiç meni gelmeyebilir. Meni daha sonra idrarla birlikte vücuttan atılır.

EAU’nun cinsel sağlık verilerinde TURP geçiren erkeklerde retrograd ejakülasyonun sık görüldüğü ve geniş bir hasta serisinde oranın yaklaşık %68 olarak bildirildiği belirtilmektedir. Bu nedenle özellikle ileride çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin TURP öncesinde bu konuyu üroloji uzmanıyla konuşması önemlidir.

TURP Sonrası Sertleşme Bozukluğu Olur mu?

TURP sonrası sertleşme fonksiyonu konusunda hastanın ameliyat öncesindeki ereksiyon durumu, yaşı, diyabet, damar hastalıkları ve kullanılan ilaçlar gibi birçok faktör önemlidir. TURP’ın amacı ereksiyonu sağlayan sinirleri çıkarmak değildir ve retrograd ejakülasyon ile erektil disfonksiyon aynı durum değildir.

Ameliyat sonrasında yeni başlayan veya devam eden sertleşme problemi bulunuyorsa bunun doğrudan ameliyata bağlanmasından önce diğer risk faktörlerinin de değerlendirilmesi gerekir.

TURP Sonrası İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer?

Hastaneden kısa sürede çıkılması, prostat içerisindeki ameliyat alanının tamamen iyileştiği anlamına gelmez. TURP sonrası ilk haftalarda hastanın kendisini koruması önemlidir.

Genellikle ilk 4-6 haftalık iyileşme döneminde şu noktalara dikkat edilmesi önerilir:

  • Doktorun önerdiği miktarda su tüketmek,
  • Ağır kaldırmaktan kaçınmak,
  • Yoğun egzersiz yapmamak,
  • Bisiklet ve benzeri perine bölgesine basınç uygulayan aktivitelerden kaçınmak,
  • Kabız kalmamak,
  • Lif açısından zengin beslenmek,
  • Doktor izin verene kadar ağır fiziksel işe dönmemek,
  • Kan sulandırıcı ilaçları yalnızca doktorun belirlediği zamanda yeniden kullanmak.

Sıvı tüketimi konusunda herkese sabit miktar önermek doğru değildir. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler ameliyat sonrası ne kadar su içmeleri gerektiğini kendi doktorlarına danışmalıdır.

TURP Sonrası Hangi Belirtilerde Hastaneye Başvurulmalıdır?

Hafif yanma, sık idrara çıkma ve az miktarda kan görülmesi iyileşme döneminde ortaya çıkabilse de bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirir.

Aşağıdaki durumlarda ameliyatı gerçekleştiren üroloji ekibiyle iletişime geçilmesi veya gerekli durumlarda acil sağlık hizmetine başvurulması gerekir:

  • 38°C ve üzerinde ateş,
  • İdrar yapamama,
  • Yoğun veya durmayan kanama,
  • Büyük kan pıhtılarının gelmesi,
  • Şiddetli ve giderek artan ağrı,
  • Sondanın idrarı boşaltmaması,
  • Enfeksiyonu düşündüren belirgin kötü kokulu veya bulanık idrar.

TURP Ameliyatında Kanama Riski Ne Kadardır?

Modern TURP teknikleriyle ciddi kanama geçmişe kıyasla daha az görülmektedir. Bununla birlikte prostat damardan zengin bir organ olduğundan kanama tamamen ortadan kaldırılamaz.

EAU kılavuzunda yer verilen 10.654 monopolar TURP vakasını içeren verilerde kan transfüzyonu gerektiren kanama yaklaşık %2,9 oranında bildirilmiştir. Randomize çalışmaların analizlerinde ise kan transfüzyonu gerektiren kanama yaklaşık %2 düzeyindedir. Bipolar TURP’ın monopolar TURP’a kıyasla transfüzyon ve pıhtı retansiyonu açısından daha avantajlı perioperatif güvenlik profiline sahip olduğu bildirilmektedir.

TURP Sonrası Prostat Tekrar Büyür mü?

TURP sırasında prostat bezinin tamamı çıkarılmaz. İdrar kanalını tıkayan bölüm rezeke edilir. Bu nedenle yıllar içerisinde kalan prostat dokusunda büyüme veya başka nedenlerle yeniden tıkanıklık gelişebilir.

EAU’nun uzun dönem verilerinde TURP sonrasında yeniden cerrahi girişim ihtiyacının düşük fakat sıfır olmadığı görülmektedir. Büyük ulusal serilerden birinde yeniden TURP oranları yaklaşık 1 yılda %2,4, 5 yılda %6,1 ve 8 yılda %8,3 olarak bildirilmiştir.

Bu veriler her hastanın aynı olasılıkla tekrar ameliyat olacağı anlamına gelmez. Prostat anatomisi, yaş, mesane fonksiyonları ve ilk ameliyatta çıkarılan doku miktarı uzun dönem sonuçları etkileyebilir.

TURP mı HoLEP mi?

Bu soru özellikle günümüzde prostat ameliyatı planlanan hastaların en sık sorduğu sorulardan biridir. TURP ve HoLEP aynı hedefe farklı cerrahi tekniklerle ulaşır.

TURP prostat dokusunu küçük parçalar halinde keserek idrar kanalını açarken HoLEP, büyümüş prostat adenomunu kapsül düzeyinden lazer yardımıyla enüklee eder. TURP özellikle 30-80 mL prostat hacminde güçlü bir seçenek olmaya devam ederken HoLEP prostat büyüklüğünden daha bağımsız uygulanabilen yöntemlerden biridir.

Bu nedenle “HoLEP mi TURP mı daha iyi?” sorusunun her hasta için geçerli tek bir cevabı yoktur. Prostat büyüklüğü, prostatın anatomisi, kanama riski, kullanılan ilaçlar, hastanın ejakülasyon beklentisi ve cerrahın ilgili teknikteki deneyimi değerlendirilmelidir.

TURP mı Bipolar TURP mı Daha İyi?

Bipolar ve monopolar TURP’ın idrar şikayetlerini giderme açısından etkinliği benzerdir; temel fark güvenlik profilindedir. 2026 EAU kılavuzuna göre bipolar TURP, monopolar TURP ile karşılaştırılabilir kısa, orta ve uzun dönem sonuçlara sahip olmakla birlikte perioperatif güvenlik açısından daha avantajlıdır.

Bipolar sistemde serum fizyolojik kullanılabilmesi TUR sendromunu ortadan kaldırır. Ayrıca bazı çalışmalarda kan transfüzyonu, pıhtı retansiyonu, irrigasyon süresi ve kateterizasyon süresi açısından avantajlar gösterilmiştir.

Bununla birlikte tedavinin başarısında yalnızca cihazın monopolar veya bipolar olması değil, doğru hasta seçimi ve cerrahın TURP deneyimi de önem taşır.

80 Gramdan Büyük Prostatlarda TURP Yapılır mı?

2026 EAU kılavuzu klasik monopolar veya bipolar TURP’ı özellikle 30-80 mL prostat hacmi için standart seçenek olarak tanımlamaktadır. Prostat büyüklüğü arttıkça ameliyat süresi, çıkarılması gereken doku miktarı ve bazı komplikasyonların riski artabilir.

80 mL’den büyük prostatlarda hastanın özelliklerine ve merkezin deneyimine göre HoLEP, bipolar enükleasyon, açık, laparoskopik veya robotik basit prostatektomi gibi farklı cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Bununla birlikte 80 mL sınırı her hasta için değişmez bir yasak anlamına gelmez; cerrahi yöntem seçimi bireyselleştirilmelidir.

TURP Hakkında Sık Sorulan Sorular

TURP açık ameliyat mıdır?

Hayır. TURP idrar kanalından girilerek gerçekleştirilen endoskopik, yani kapalı bir prostat ameliyatıdır. Karın bölgesine cerrahi kesi yapılmaz.

TURP ameliyatında prostat tamamen alınır mı?

Hayır. İyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar kanalını tıkayan prostat dokusu çıkarılır. Prostat bezinin tamamının çıkarıldığı radikal prostatektomiden farklıdır.

TURP ameliyatı prostat kanseri ameliyatı mıdır?

Hayır. TURP esas olarak iyi huylu prostat büyümesine bağlı tıkanıklığın tedavisinde kullanılır. Prostat kanserinde küratif amaçla gerçekleştirilen radikal prostatektomi farklı bir ameliyattır.

TURP sonrası meni gelir mi?

TURP sonrasında retrograd ejakülasyon sık görülebilir. Erkek orgazm olmasına rağmen meni dışarı çıkmak yerine mesaneye gidebilir. Bu nedenle dışarı gelen meni miktarı azalabilir veya hiç meni görülmeyebilir.

TURP sonrası çocuk sahibi olunabilir mi?

Retrograd ejakülasyon doğal yolla çocuk sahibi olmayı zorlaştırabilir. Gelecekte çocuk sahibi olmayı planlayan hastaların ameliyattan önce bu konuyu üroloji uzmanıyla konuşması ve gerekirse fertilite koruyucu seçenekleri değerlendirmesi önemlidir.

TURP sonrası idrar akışı hemen düzelir mi?

İdrar kanalındaki mekanik tıkanıklık ameliyat sırasında giderilir. Ancak ameliyat sonrası ödem, mesanenin uzun süre tıkanıklığa karşı çalışmış olması ve iyileşme süreci nedeniyle nihai işeme düzeninin ortaya çıkması zaman alabilir.

TURP sonrası yeniden ameliyat gerekir mi?

Çoğu hastada TURP uzun süreli rahatlama sağlar. Bununla birlikte prostat dokusunun yeniden büyümesi, üretra veya mesane boynu darlığı gibi nedenlerle yıllar içerisinde bazı hastalarda ikinci bir girişim gerekebilir.

TURP Günümüzde Hâlâ Yapılıyor mu?

Evet. HoLEP, ThuLEP, Aquablation ve diğer minimal invaziv prostat tedavilerinin gelişmesine rağmen TURP güncelliğini kaybetmiş bir ameliyat değildir. 2026 Avrupa Üroloji Derneği kılavuzunda bipolar veya monopolar TURP, 30-80 mL prostat hacmine sahip ve iyi huylu prostat tıkanıklığına bağlı orta-şiddetli rahatsız edici işeme şikayetleri bulunan erkeklerde standart cerrahi yöntemlerden biri olarak güçlü öneriyle yer almaktadır.

Günümüzde değişen temel yaklaşım, her hastaya aynı prostat ameliyatını uygulamak yerine tedaviyi prostat hacmine, anatomisine, mesane fonksiyonlarına, kanama riskine, hastanın beklentilerine ve cerrahın deneyimine göre kişiselleştirmektir. Bu nedenle TURP’ın uygun olup olmadığı yalnızca prostatın gramı üzerinden değil, kapsamlı bir ürolojik değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.

Tıbbi bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Prostat büyümesi nedeniyle uygulanacak cerrahi yönteme üroloji muayenesi, tetkikler ve hastanın kişisel sağlık durumu değerlendirilerek karar verilmelidir.

prostat ameliyatı iletişim